MENÜ
Uzm. Kl. Psikolog Nazlı Akay Yazar Hakkında
Anne, Ben Nereden Geldim?
1325

Her anne-babanın çocuklarıyla konuşmaya en çok korktuğu konulardan biri çocukların nasıl olduğu konusu. Çocuklarımız bizim için öyle saf, öyle melek gibiler ki, 4 yaşındaki kızımız yanımıza gelip de nasıl bebek yapıldığını merak ettiğinde yüzler kızarıyor, eller ayaklar birbirine dolaşıyor. O an geldiğinde başa çıkmanızı kolaylaştırmak için bu hafta küçük bir yazı derledim. Bu yazı okul öncesi çocukları için; ama her yaş grubu için temel olarak başvurulabilir.

 

Önceden hazır olun. Ebeveynlik biraz da çocukların ortaya dan diye attığı sorulara cevap vermeye çalışmak değil mi? “Benimkinin hiç öyle bir havası yok, sormaz” diye düşünmeyin; o sormasa bile sizin bir gün bu konuları konuşmanız gerekecek (yine de çocuğunuz küçükken o sormadan konuyu açmayın, hazır olmayabilir). Hele biraz endişeli yapısı da olan biriyseniz, önden okuma yapın, ne söyleyeceğinizi belirleyin. Çünkü seks konuşması yaparken yüzünüzün kızarması bile çocuğunuza bunun doğal bir şey olmadığı, daha da kötüsü, kötü ve utanılacak bir şey olduğu izlenimini verebilir.

 

Bu hazırlığı anne ve baba olarak birlikte yapın. Her konuda olduğu gibi bu konuda da aynı noktada duruyor olmanız önemli. Biriniz çocuğa leyleklerden geldiğini söyleyip biriniz odadan kaçıyorsa bir problem var demektir.

 

Sakin, sakin, sakin. Bir önceki maddeyle bağlantılı olarak tekrar ediyorum, sakin olmak ve kendinden emin durmak çok önemli. Eğer aşırı heyecanlanır ya da utanırsanız çocuğunuzun kafası karışır. Ve unutmayın, çocuklar en küçük tereddüdünüzü dahi hissederler. Bu yüzden sorular yağmaya başladığında kendinize sakin olmayı telkin edin. Eğer cinsellikle veya cinsiyetle ilgili soruları uygun olmayan bir yerde sorarsa, sorusunu sessizce cevaplayıp sonra da eve gidince bununla ilgili sorularını cevaplamaktan memnun olacağınızı söyleyebilirsiniz. Cinsellikle ilgili sorularını cevaplamaya açık ve hazır olduğunuz mesajını verin.

 

Dürüst olun. Ama ne kadar dürüst? Bu, sizin karar vereceğiniz bir şey. Basit bir seviyede kalmak istiyorsanız bebeklerin annenin karnında rahim adı verilen bir yerde büyüdüğünü ve hazır olduğunda doğduğunu söyleyebilirsiniz. Cinsel organların adlarını şirinleştirmeyin, gerçek adlarını kullanın. Örneğin deminki anlatıda rahim yerine karın derseniz, çocuğunuz sizden daha basit düşündüğü için “yemeklerin gittiği yer”le “çocuğun büyüdüğü yer”in aynı olduğunu zannedebilir ve kafası karışabilir. O soru sordukça açılın ve üzerine soru sormadığı şeyleri anlatmayın. O istemedikçe detaya girmenize gerek yok. Eğer biraz hızlı gittiğinizi düşünüyorsanız başka bir aktiviteye ya da konuya yavaşça onu yönlendirebilirsiniz.

 

Netlik. Küçük çocuklarla konuşurken, konu ne olursa olsun açık, net ve somut olmak gerekiyor. Daha önceki bir yazımda belirttiğim gibi, çocuklar belli bir yaştan önce soyut kavramları anlayamıyorlar. O yüzden basit olun. Soyut değil (leyleklerin getirmesi ya da gökyüzünden meleğin inmesi gibi), somut olayları içeren bir hikayeniz olsun (anne ve babanın bir araya gelmesi, babanın sperminin annenin yumurtasıyla birleşmesi ve annenin rahminde bebeğin yavaş yavaş büyümesi gibi). Ya da bu konuda yazılmış çocuk kitaplarını birlikte okuyabilirsiniz. Çocuğunuzu hızlıca bir şeyler söyleyip geçiştirmeyin. Çünkü sorusunu cevaplamak yerine merakını körüklemiş olursunuz.

 

Önce o anlatsın. Tartışmalarda sık kullanılan güçlü bir taktiği önereceğim size: Karşıdakini konuşturmak. Sorular sorun, fikir yürütmesini sağlayın. Önce onun tam olarak ne sorduğunu, sonra da kafasında nasıl bir şey kurmakta olduğunu anlamaya çalışın. Birincisi sizi çocuğa gereksiz miktarda açılmaktan, ikincisi ise çocuğunuzun sizi yanlış anlamasından koruyacak. Süreci onun sorduğu ve sizin cevap vermek zorunda olduğunuz bir sorgudan, ikinizin de bir şeyler sorduğu ve söylediği bir diyaloga dönüştürün.

 

Bu doğal bir süreç. Bunu kendimize ne kadar tekrarlasak az. Çocuğunuzla cinsiyet ve cinsellik hakkında konuşarak ona zarar verdiğinizi düşünüyorsanız bu düşünceyi kafanızdan bir an önce silmenizde fayda var. Tam tersine, dozunu iyi ayarladığınız sürece, çocuklarla bu konuları konuşmak iyi olabilir. Örneğin, çocuğunuza çocuk yapmanın yetişkinlere özgü bir şey olduğunu ve onun da büyüdüğünde bedenini istediği kişiyle paylaşabileceğini söylemeniz, ya da şu an için vücudunun özel bölgelerine sadece annenin, babanın (ve varsa doktorunun, bakıcısının, bazı başka yakınlarının) ona yardım etmek için dokunabileceğini, başka insanların bunu istemesi halinde sizinle konuşmasını söylemeniz çocuğunuzu ileride bir tacizciden koruyabilir.

 

Kolay gelsin!

 

Uzm. Kl. Psk. Nazlı Akay

Uzm. Kl. Psikolog Nazlı Akay