MENÜ
Doç. Dr. Özlem Karaırmak Yazar Hakkında
Çocuk Disiplininde İp Uçları - Kurbağa Prens ve Prensesler
8157

 

Kurbağa Prens ve Prensesler

  

 Disiplin için İpuçları

  

Çocuğunuz her zaman sizin istediğiniz gibi davranmayabilir. Zaman zaman sizin sınırlarınızı zorlayabilir, böylece nereye kadar gidebileceğini bilmek ister. Çocuğunuzdan beklentileriniz doğrultusunda kurallar koymanız gerekir. Her çocuğun büyürken nasıl davranacağına karar verebilmesi ve doğruyu yanlışı ayırt edebilmesi için kurallara ihtiyacı vardır. Peki, çocuğunuza kurallara uymayı nasıl öğretebilirsiniz?

 

Öncelikle,  eşinizle disiplin anlayışlarınız hakkında konuşmalısınız. Koyduğunuz kuralların ne olacağı konusunda hem fikir olmanız ya da en azından eşinizin fikrini dinleyebilmeniz gerekir. Kurallar konusunda tutarlı olmak ve sürdürülebilir bir disiplin anlayışı sergilemek önemlidir. Disiplin kelime anlamı olarak bilgi ve beceri öğretmek anlamına gelir. Disiplin sayesinde çocuğunuzun ahlak ve bilişsel gelişimi desteklenir. Unutulmaması gereken nokta koyduğunuz kurallarla ya da uyguladığınız disiplin anlayışı ile çocuğunuzu dış dünyaya hazırlamakta olduğunuzdur.  Dış dünyada kurallar var ve hepimiz bu kurallara uymak zorundayız.  Anne-baba olarak çocuğunuza sorumluluk anlayışı kazandırmak en önemli ebeveynlik görevi olarak görülebilir çünkü  sorumluluk taşımayı öğrenen bir çocuk sorumluluk taşıyan ve öğreten bir yetişkin olacaktır.

 

Eğer evdeki hakimiyet tümüyle çocuğun elindeyse gün geçtikçe kendini tüm istedikleri gerçekleşen prens ya da prenses gibi hissetmesi doğaldır. Bu küçük prensler ve prensesler sürekli memnun edilmeyi beklerler. Etrafındaki kişilerin var olma sebepleri de istediklerini yaparak onları memnun etmektir. Küçük prens ya da prenses ne isterse evdeki ebeveynler ona göre davranırlar. Gün gelir de küçük prensimiz ya da prensesimiz okula başladığında bir de bakar ki diğer çocuklardan hiçbir farkı yok, kimse ne prens ne de prenses. Herkes birer küçük kurbağa. Sosyal yaşamın başlaması ile birlikte evde alışmış olduğu hakimiyet sona ermiştir artık. Yeni girmiş olduğu sosyal çevre ona sürekli uyması gereken kurallar olduğu hatırlatılır. Küçük prensin/prensesin kafası karışır. Şimdiye kadar kural koyucu rolündeyken birden bire kurallara uyması gerektiğini fark eder. Okul çağına kadar evde kuralları belirleyen çocuğunuz olursa ve okula sosyalleşme süreci hızlandığında uyum problemleri ile karşılaşabilir. Okulda da kuralları belirlemek isteyebilir ancak okulda kimse ona bu şansı vermeyecektir. 

 

Çocukta disiplin anlayışını geliştirmek için aşağıdaki ip uçları işinize yarayabilir.

 

·         Disiplini ve kuralları öğretirken asla sevginizle çocuğunuzu tehdit etmeyin. “Eğer böyle yaparsan senin annen olmam.” ; “ Bunu yapmaya devam edersen sana küserim” gibi ifadeler duygusal tehdit içerir.

 

Sevginizi koşullara bağlarsanız çocuğunuz özerklik kazanmakta zorlanabilir ve sürekli olarak sizi memnun etmeye yönelik davranışlar sergileyebilir.

 

 

  • Çocuğunuzu dinleyin ve onunla sağlıklı bir iletişim kurduğunuzdan emin olun. İzin verin kendini ifade etsin. “Ben ne diyorsam o olacak…” gibi ifadeler çocuğunuzun karşınızda çok güçsüz hissetmesine neden olabilir.

 

Sürekli gücü elinizde bulundurarak, baskıcı bir tutumla çocuğunuzun yaşam alanını daraltırsınız. Baskı altında tutarak içten içe öfkeli bir çocuk yetiştirebilirsiniz. Gün gelip de size isyan ettiğinde nasıl davranacağınızı bilememek korkutucu olabilir. Unutmayın ki çocuğunuzun sahibi değilsiniz onun büyümesinden sorumlusunuz. Sizin gözünüzde fikir beyan etmek için çok küçük olabilir. Ama mutlaka kendine ait fikir ve istekleri olacaktır. Baskı altına alınan her şey zamanı gelince baskıya karşı koyacak gücü kendinde bulur. Baskı ve güç kullan her türlü uygulama bir gün gelecek işe yararlığını yitirecektir. 5 yaşındayken odasına gitmesini emredebilirsiniz ama 15 yaşındayken sorgusuz itaat etmesini beklemek çok gerçekçi değildir.

 

  • Çocuğunuzun doğru bulmadığınız davranışına anında tepki verin. “Eve gidince hesaplaşırız…” gibi ifadeler disiplin kurallarını zedeler.

 

Eğer amacınız çocuğunuza öğretmekse ertelemeyin ve yanlış olduğunu düşündüğünüz davranışa tepki gösterin.  Çocuğunuzun neden–sonuç bağını kurmasını istiyorsanız beklememelisiniz. Çocukların bellekleri henüz yeterince güçlü olmadığından ve bilişsel olarak nedensellik bağı kuramadıklarından eğer beklerseniz öğrenemezler. Öğrenmeleri için davranışlarının doğurduğu sonuçları hemen görmeleri gereklidir. Misafirler geldiğinde yiyecekleri yerlere atarak yanlış davrandığını düşünüyorsanız davranışının sonucunu görmesi için misafirlerin gitmesini beklemeyin. “Şu bulaşıkları bitireyim seninle konuşacağız” demek bir işe yaramayacaktır.

 

Sakin ve kontrollü bir ses tonuyla davranış – sonuç bağını gösterebilirsiniz.

 “Kumandayı televizyona fırlattığın için televizyonu kapatıyorum.”

“Yiyecekleri yerlere attığın için şimdi odana gitmen gerekiyor.”

 

  • Çocuğunuza değil çocuğunuzun davranışına odaklanın. “Sen çok terbiyesiz bir çocuksun…” ; “Sen zaten hiçbir şeyi beceremezsin…” gibi ifadeler çocuğunuzun kendini değersiz hissetmesine neden olur.

Bu tür ifadelerle çocuğunuzun benlik gelişimine zarar verebilir ve yetersizlik duygusunun gelişmesine yol açabilirsiniz. Çocuğunuzun bir ömür boyunca taşıyacağı ağır bir yük yüklemiş olursunuz.

 

  • Olumlu davranışlarını ödüllendirin. Disiplin sadece olumsuz davranışları cezalandırmak değildir. Yaşı her ne olursa olsun tüm çocuklar anne ve babasından takdir ve onay görme ihtiyacındadır. Aslında takdir edilmek ve onaylanmak biz yetişkinlerin de iyi hissettmesini sağlamaz mı? Okuldan geldiğinde paltosunu askıya asıyorsa bunun için onu ödüllendirebilirsiniz. Ödüllendirmek için yeni bir oyuncak almak zorunda değilsiniz.

“Üç gündür okuldan geldiğinde paltonu astığını görmek hoşuma gidiyor”

 

  •   Ne olursa olsun sakin kalın ve kontrolü elden bırakmayın. Amerika’da yapılan bir araştırmaya göre, annelerin % 44’ü geçen hafta içinde çocuklarına vurduklarını rapor etmişlerdir.  Anne baba olmayı siz seçtiniz. Sakin kalabilmek ve kontrolü yitirmemek sizin sorumluluğunuz.

                         

  • Gerçekçi ve adil olun. Çocuğunuzun yapmasını istediğiniz davranışın gelişim dönemine uygun olduğundan emin olun. Örneğin, dört yaşındaki çocuğunuz yemek seçiyor ve sürekli köfte patates yemek istiyor.  Köfte patatese alternatif olarak pişirdiklerinizi yemek istemiyor. Nasıl davranacaksınız?

“Köfte patates yok. Önündekini yemelisin yoksa tüm gün aç kalırsın” mı diyeceksiniz?

“Her gün köfte patates yiyemezsin. Bugün öğlen yemeğinde pilav ve kuru fasulye var. Eğer yemek
istemiyorsan kalkabilirsin. Ancak tekrar yemek için akşam yemeğine kadar beklemek zorundasın.” Yememeyi seçmek çocuğunuzun hakkı.  Ama tutarlı davranıp akşam yemeğine kadar beklemesini sağlayabilmelisiniz.

 

·         Kuralları önceden koyun ve öğrenme fırsatına çevirin. Yaşadığınız çatışmalardan hem siz hem çocuğunuz öğrenebilir. Çocuğunuz nasıl davranacağını bilemediği zamanlarda hata yapabilir. Hata yapmasına ve hatalarından öğrenmesine izin verin. Çocuğunuzun davranışının sonucuna katlanmasını öğrenmesi gerekir. Eğer televizyon izlediği için ödevini bitiremediyse ödevini bitirmesine yardım etmeyin. Bırakın ödev yapmadan okula gitsin. Unutmayın ödevi yapmayan çocuğunuz siz değilsiniz.

 

  • Tutarlı ve yaratıcı olun. Tutarlılık ve ne olacağını önceden bilmek disiplinin en temel unsurlarıdır. Çocuk kurala uyarsa ne olacak; kurala uymazsa ne olacak bilmelidir. Kurala bağlı olmak ilk olarak anne-babanın sorumluluğundadır.  Sonuçlara ve ödüllere çocukla anne-baba birlikte karar verebilir.

  

  • Bütün bunların içinde en önemlisi MODEL OLUN. Kendi yapmadığınız bir davranışı çocuğunuzdan beklemeyin. Çocuğunuz  verdiğiniz öğütlerden değil yaptığınız davranışlardan öğrenir. “Söylediğimi yap; yaptığımı yapma” demeyin.  Çocuğunuzun adil olmasını istiyorsanız önce siz adil olun.  Çocuğunuzun sözel ifadelerini saldırgan buluyorsanız önce siz kendi ifadelerinizi gözden geçirin. Çocuğunuzu dikkatli gözlemlediğinizde kendi davranış kalıplarınızı görebilirsiniz.

 

Doç. Dr. Özlem Karaırmak