MENÜ
Fatoş Zeynep Çubuk Yazar Hakkında
Çocuklarınızın Dil Gelişimi İçin 10 Adım
3783

 

Dil gelişimi, doğumdan itibaren başlar ve yaşam boyu devam eder. Dil gelişimi; seslerin, kelimelerin, sayıların, sembollerin kazanılması, saklanması ve dilin kurallarına uygun olarak kullanılmasını içeren bir süreçtir.

 

Çocuğun dili kullanmayı öğrenmesi, gelişimin en önemli göstergelerindendir. Gelişimin doğum öncesinden başladığı düşünülerek çocuğun, dil ile ilgili becerileri bu andan itibaren öğrendiği kabul edilmektedir. Çocuğun biyolojik kapasitesiyle birlikte çevrenin ve eğitimin dil gelişimi üzerinde etkisi büyüktür. Bu nedenle çocuğun ana dilini kazanırken geçirdiği aşamalarda eğitimin destekleyici rolünden yararlanılmalıdır. Çocuğun ilk dönemlerde konuşması için desteklenmesi, araç-gereçlerle düzenlenmiş uygun ortamlar yaratılması, uyarıcılar sunulması ve etkinlikler düzenlenmesi dil gelişimini destekler ve dil gelişim kapasitelerini en üst düzeyde kullanmalarını sağlar

 

Dil ve öğrenme arasında önemli bir ilişki vardır. Dil, öğrenmeyi kolaylaştırır. Öğrenme sürecinde ise çocuğun dili gelişir.

 

Etkin bir şekilde dinleyebilen ve konuşabilen çocuk başkalarıyla ilişkilerinde başarılı olduğu gibi etkin öğrenme stratejileri geliştirmekte ve okuma yazma becerisi kazanmada da öne çıkmaktadır. Yaşına uygun dil becerileri geliştiremeyen çocuklar ise sosyal uyumsuzluk, okuma zorluğu yaşamakta ve okulda çeşitli sorunlarla karşı karşıya kalabilmektedir. Bu nedenlerle çocukların dil gelişimleri desteklenmelidir.

 

Çocuklarınızın dil gelişimini etkileyecek sağlık sorunlarını doktor kontrolünde tedavi ettirin. Çocuğunuzun gerekli işitme ve görme kontrollerini mutlaka zamanında yaptırın. İşitme ve görsel algısının normal olması, sağlıklı dil gelişimi açısından önemlidir.  Şiddetli-uzun hastalıklar ve orta kulak iltihabı sonucu oluşacak duyma kayıpları; çocuğun dili kullanmasını, konuşmasını geciktirebilir. Çocuklarınızı bu hastalıklar süresince dil gelişimi açısından normalden daha fazla destekleyin.

 

Çocuklarınızın kelime dağarcığını zenginleştirin. Kelime dağarcığı zengin olan çocukların zihinsel olarak daha başarılı olduğu bilinmektedir. Çocuğunuzla nesnelerin isimlerini söylemek yerine “bu, o” gibi ifadelendirmeler yaparak konuşmayın ve çocuğun da mutlaka nesnenin ismini söylemesi için yüreklendirin. En fazla yapılan hatalardan birisi olan nesneleri yanlış-farklı seslendirme olduğunda mutlaka doğrusunu ifade ederek duymasını sağlayın. “Anne düt düt geçiyor” diyen çocuğa “evet tatlım, araba geçiyor” vb. doğru ifadelerin yer aldığı cümleler ile karşılık verin. Yaşına uygun ve farklı kelimeleri öğrenmesi için parmak oyunları, kelime oyunları oynayın.

 

Çocuğunuza iyi bir sohbet arkadaşı olun. Çocuklarınızla bol bol veözenli bir şekilde sohbet edin.Çocukla mutlaka her gün yapılacak sözel paylaşımlar, dil gelişimi açısından destekleyici olduğu gibi aynı zamanda sağlıklı bir anne-çocuk, baba-çocuk ilişkisini de güçlendirecektir. Çocuğunuzun size sorduğu soruları asla cevapsız bırakmayın ya da gelişi güzel cevaplar vermeyin!  Erken çocukluk döneminde çocukla yapılan konuşmada kullanılan dil, çocuğun zihin gelişmesine ve dolayısı ile okul başarısına etki etmektedir. Bu yüzden sınırlı konuşma ortamında yetişen bir çocukla, dili kullanma yönünden zengin yaşantı sağlayan bir ortamda yetişen çocuk arasında önemli başarı farkları olmaktadır. Dili kullanmadaki sınırlılık düşünmeyi kısırlaştırmaktadır.

 

Çocuklarınıza bol bol kitap okuyun. Birlikte kitap okumak, kitap hakkında sorular sormak, okuduğunuz kitapların resimlerini göstererek çocuğunuzun isimlendirmesini istemek, kitabı okumadan önce sadece görsellere bakıp ne gördüğünü, bu hikâyenin nasıl bir hikâye olabileceğini anlatmasını istemek dil gelişimini destekleyici eğlenceli etkinliklerdir.

 

Çocuklarınızın ekran karşısında (sınırsız) zaman geçirmesini engelleyin. Özellikle ilk üç yaş döneminde televizyonun uzun süre izlenmesinin dil gelişimini olumsuz yönde etkilediği bilinmektedir.  Dil edinimi için iki yönlü olması gereken iletişim; TV, Iphone vs ekranlar karşısında tek yönlüdür ve pasif durumda olan çocukların dil gelişimini engellemektedir. Çocuklarınızı oyalaması amacı ile maruz bıraktığınız her türlü ekran onların gelişimlerinin önündeki en büyük engellerden biridir.  

 

Çocuklarınızın akranları ile zaman geçirmesine olanaklar yaratın. Çocukların yaşıtları ile yeterli iletişim içinde olması hem alıcı dil becerilerini hem de ifade edici dil becerilerini geliştirir. Aynı zamanda da sosyal gelişimlerini destekleyecek bir ortam içinde olmalarını sağlar. Çocuğunuzun gün içinde mutlaka akranları ile zaman geçirmesi için olanaklar yaratın.

 

Tekerleme, bilmece ve şarkı öğrenmesini teşvik edin. Çocuğunuz ile beraber yeni tekerlemeler öğrenmek, şarkı söylemek, parmak oyunları oynamak, bilmece sormak; dil gelişimini desteklemenin yanı sıra işitsel hafızasını ve öğrenme becerisini de geliştirecektir.  

 

Çocuğunuzu gözünüzle dinleyin. Çocuğunuz sizinle konuşurken mutlaka onunla göz teması kurarak dinleyin. Çocukla yapılan konuşmalarınız süresince mümkün olduğunca onun hizasına inerek, gözlerine bakarak ve tüm dikkatinizi vererek onu dinlemeniz ve onunla konuşmanız dil gelişimini için destekleyici olacağı gibi kendisini daha değerli hissetmesini sağlayacak ve sizinle iletişimini de kuvvetlendirecektir.

 

Ortamda bulunan gürültü kaynaklarını azaltın. Siz çocuğunuzla sözel iletişim halinde iken gürültülü bir ortam (açık TV, radyo vs.) seslerin doğru duyulmasını engeller, çocuğun kelimeleri öğrenmesini geciktirir, konuşmanın sağlıklı bir şekilde seyrini engelleyebilir. Konuşmanız esnasında mümkün olduğunca birbirinizi sağlıklı bir şekilde duyabileceğiniz bir ortam yaratın.

 

Yaratıcı dramayı çocuğun yaşamına katın. Yaratıcı drama etkinlikleri ile çocuklar, düşünme, konuşma, dinleme ve anlama becerilerini kazanmaktadırlar. Çocuklar, dil becerilerini yaratıcı drama çalışmaları sırasında kurduğu etkileşim sonucunda doğal yollarla geliştirmektedir. Drama etkinlikleri sırasında çocuk, sözel iletişimi başlatarak, çeşitli durumlarda hayali karakterlerle karşılıklı diyaloglar kurar, doğal etkinlikler sayesinde çocuk sesinin tonunu, yüksekliğini, alçaklığını ve hızını ayarlayabilir.

 

Dramanın, sadece sözel değil, sözel olmayan iletişim becerilerini de geliştirdiği düşünülmektedir. Çocukların drama çalışmaları içinde etkin olduğu sözel ve sözel olmayan dili çok etkin şekilde kullandığı görülür. Çocuklar, bu etkinliklerde yer alırken, düşünme, konuşma, dinleme, anlatma ve birbirleriyle iletişim kurma becerilerini de kazanır.

 

Dil edinimi için yapacağınız her türlü etkinlik çocuğunuzun daha sağlıklı sosyal ve akademik gelişimi için altın değerinde yatırımlar olacaktır.

 

Sevgiyle kalın…

Fatoş Zeynep ÇUBUK

Uzman Psikolojik Danışman

Fatoş Zeynep Çubuk