MENÜ
Uzm. Kl. Psikolog Nazlı Akay Yazar Hakkında
İntihar Üzerine
1429

Aslında başka bir konu yazacaktım ama, kendi hayatını değiştirirken hepimizi değiştiren birinin videosu yayıldı internet aleminde. Son birkaç gündür gündemimiz intihar, her yerde bu konu konuşuluyor. Bu konu üzerinde bildiklerimizi sorguluyor, etrafımızdakilere yeni gözlerle bakıyoruz.

 

Bakıyoruz da, bir insanın hayatına son vermeye karar vermesi çok kolay değil. Hayatta mutsuz olduğumuz anlar, sevmediğimiz insanlar kadar bize mutluluk veren anlar ve sevdiğimiz insanlar da var. O zaman neden insanlar hayatlarında düzenlemeye gitmek ya da her şeyin daha iyi olacağı günleri beklemek yerine ölmeyi seçiyorlar?

 

Yanıtı iki sözcükte saklı: Öğrenilmiş çaresizlik.

 

İntihar, demin de dediğim gibi zor bir karar; içinde hayatın sunduğu iyi ve kötü her şeyden toptan bir vazgeçiş barındırıyor. Böyle büyük bir vazgeçiş için büyük yıkımlar, üzüntüler, öfkeler, travmalar tek başına yeterli değil. Zorluk yaşasa da bir yol bulacağını, yeniden ayağa kalkacağını biliyor insanlar. Bizi hayata bu bağlıyor.

 

İntihara karar veren biri için ise yeni bir yol yok. Eski yol da düzelmeyecek. Diğer bir deyişle, intihar etmeye karar veren insan çaresizliği öğreniyor. Öğrenmekle kalmıyor, düşünce sisteminin merkezine oturtuyor. Böylece hep aynı “rezillikte” olacak olan hayatı yaşamanın da bir anlamı kalmıyor.

 

İntihar, tam olarak öğrenilmiş çaresizlik ile de bitmiyor. Üç aşaması var:

 

İlk aşama, ölümün hayallendirilmesi ile başlıyor. Bu aşamada kişinin aklına “Ben nasıl ölmek isterdim?”, “Ölseydim ne olurdu?” gibi düşünceler geliyor. Buna ek olarak kriz anlarında kişinin aklından diğer seçeneklerle birlikte intihar etmek de geçiyor. Ancak kişi bu düşüncenin üstünde çok durmuyor ve yaşamına devam ediyor. Bu aşamadaki biri ölüm üzerine konuşmaya her zamankinden biraz daha fazla hevesli olabilir. Ama bu büyük bir problem değil, zira çoğu kişi bu aşamayı hayatında en az bir kez yaşıyor.

 

İkinci aşamada ölüm bir hayalden çıkıp ciddi bir düşünce haline gelmeye başlıyor. Bu aşamada kişi bir önceki aşamada sorduğu soruların cevaplarını oluşturuyor. Öyle ki, bir süre sonra kişinin zihninde adım adım detaylandırılmış bir intihar planı oluşuyor; kişi sorulsa hangi zamanda, hangi yolu ve araçları kullanarak ölmek isteyeceğini anlatabilecek hale geliyor. Son olarak, intihar diğer yollara göre daha çekici gelmeye başlıyor; kişi her gün hayatının biraz daha kötüye gittiğine ya da hayatının hiç iyiye gitmeyeceğine biraz daha emin oluyor. İntihar kararı ve planın oluşması, tehlikeli adımların atılmaya başladığını gösteriyor. Bu noktada söz konusu kişinin uzman yardımı almaya başlaması elzem. Ancak sayıca az da olsa bazı kişiler, bu aşamada kalıyor ve üçüncü aşamaya geçmiyorlar. Genellikle bunun nedeni kişinin ağır depresyonda olması oluyor. Doğru okudunuz, ağır depresyon yaşayan kişiler intihara daha az meyilli. Ağır depresifler arasında da intihar oranları yüksek olmakla beraber, çok ağır depresyon halsizlik ve isteksizlik yarattığı için çoğu intihar insanlar depresyondan çıkarken gerçekleşiyor. Bu yüzden antidepresan kullanımının ya da psikoterapinin ilk zamanları intiharı düşünmüş olan biri için risklidir. İntihara karar verdiği anda kişi üçüncü aşamaya geçiyor.

 

Son aşama, intiharı düşünen pek çok kişi için diğer aşamalara göre daha dingin. Hatta kişi etrafındakilerde daha iyi hissettiği, iyiye gittiği yanılgısını yaratabilir. Kişi dingindir çünkü artık karar verilmiş, plan yapılmıştır. Diğer bir deyişle “çare” bulunmuştur. Geriye sadece planı eyleme dökmek kalmıştır.

 

Bu aşamada kişi, hayal ettiği ölüm sahnesini kurmaya başlıyor. Örneğin, kendini vuracaksa gidip silah alıyor. Ölmek istediği günü belirleyip o günü intihar edeceği yerde olacağı şekilde ayarlıyor. Öyle ki, ölüm şekli kendi içinde geride kalanlara bir mesaj haline geliyor. Buna ek olarak geride kalanlara yazılı veya -sosyal medyayı ayağa kaldıran örnekteki gibi- görsel bir mesaj bırakmak isteyenler de oluyor. İstediği an gelince de kişi intiharı gerçekleştiriyor. Son aşamada olan biri asla yalnız bırakılmamalı, gerekirse bir hastanenin acil servisine götürülmeli.

 

Robin Williams’ın ölümünün üstünden çok da geçmeden sosyal medyada yayılan bu intihar notu da hatırlattı ki, intihar hafife alınacak bir konu değil. Ünlüleri de buluyor, hayatı yolundaymış gibi görünenleri de. Giderek yalnızlaşıyorsak, hanemizin duvarları ardına saklanıyorsak, ve bizim gibi yapan diğer insanlarla derin bağımızı da yitiriyorsak, daha da fazla intihar haberi göreceğimiz günler yakın. Birbirimizi biz koruyacağız. İntiharın işaretlerini bileceğiz, sebeplerini de, ve bol bol hayatı paylaşacağız birbirimizle. Araştırmalara göre yaşantıları ve duyguları paylaşmak insanlara iyi geliyor. Çünkü ortaya serilen, incelenebilir hale geliyor. İncelenebilir hale gelen, çözülebilir hale… Çözülebilen ise, çaresizliğin ve ölümün karşısında duruyor.

 

Uzman Klinik Psikolog Nazlı Akay

Uzm. Kl. Psikolog Nazlı Akay