MENÜ
Dr. Pınar Berik Keskin Yazar Hakkında
İştahlı Çocuk, İstahsız Çocuk!
9114

 

 

 

Yemeği çocuk için eziyete dönüştürmeyin

 

Kimi çok yiyor, kimi hiç yemiyor. Çocuklarda görülen beslenme bozuklukları bazen bir sağlık sorununa işaret ediyor, bazen de anne babanın baskıcı ve ısrarcı tutumundan kaynaklanıyor.

 

Anne babaların çocuk yetiştirirken önem verdiği konuların başında beslenme geliyor. Ancak bazı çocuklar az yerken bazıları çok yiyor. Peki, çocuklarda iştahsızlık ya da aşırı iştah neden kaynaklanıyor. Çocuklarda görülen bu sorunun organik nedenler kadar anne babaların yanlış tutumlarından da kaynaklanmaktadır.

 

İştahlı ve iştahsız çocukların özellikleri nelerdir?

 

Anneler tombul çocukların daha sağlıklı olduğunu düşünüyor. Ayrıca yemek yedirme ve sevgi arasında doğrudan bir ilişki kuruluyor. Ama çocuk büyüyorsa, gelişimi yaşıtlarınınkiyle orantılıysa, genel olarak beslenme bozukluğu olmadığını düşünmek mümkün. İştahlı çocuk, büyümesine yetecek kadar yemeğini yiyen, mutlu, enerjik görüntüsüyle kendisini belli ediyor. İştahsız çocuklar ise yemeğini zorla ve keyifsiz yiyor, lokmasını uzun süre ağzında tutuyor ve yemek süresini uzatmaya çalışıyor.

 

Çocuklarda beslenme sorunları ne zaman ve nasıl başlıyor?

 

Bu sorunlar genelde 1 yaşından sonra görülüyor. Özellikle 1-2 yaş arası yemeye direnç ve inatçılık başlıyor. Bu, anne sütünden ek gıdalara geçişte rastlanan bir sorun. Sofrada aile düzenine uyum sağlama konusunda sorunlar yaşanıyor ve bu durum bütün aileyi perişan ediyor. Anne ya da bakıcı yeme konusunda ısrarcıysa, tüm aile için odak noktası çocuğun yemek yememesi olduysa, çocukta daha fazla tepkisel davranış gelişebiliyor. Böyle bir durumda çocuk yemek konusunu aileye karşı kullanmaya başlıyor, ciddi bir çatışma ve gerilim olabiliyor.

 

İştahsızlığa ne tür hastalıklar sebep oluyor?

 

Kronik hastalıklar, sessiz idrar yolu enfeksiyonları, çocuğun beslenmesini engelleyen sindirim sistemine ait kusma ve ishale varan hastalıklar ile üst solunum yolları enfeksiyonları, iştahsızlığın sebebi olabiliyor. Bazen demir eksikliği anemisi de bu duruma yol açabiliyor. Çocuk iştahsız oldukça alması gereken demiri alamıyor ve sorun daha da büyüyor. Bazen de çocuk beslendiği halde kilo alamayabiliyor. Bu durumda iştahsızlıktan çok, besinlerin emilimine ait bir bozukluk olabileceğinden şüphelenmek gerekiyor. O zaman da, bağırsaklarda herhangi bir emilim kusuru olup olmadığına bakılıyor.

 

Çocuklar hasta olduğunda da iştahsız olabiliyorlar. O durumda ısrarcı olmak yerine çocuğa sevdiği şeyleri yedirmek öneriliyor. Öğlen ‘Sebze çorbası içilecek’ diye ısrar etmek, yanlış bir davranış. Muhallebi istiyorsa onu yiyebilir. Yeter ki çocuk aç kalmasın. İştahsız çocukların yanı sıra aşırı iştahlı çocuklar da riskli grupta yer alıyor. Aşırı iştah, tiroit problemleri ya da kortizon salgılanmasıyla ilgili bir soruna işaret edebiliyor. Beyindeki iştah mekanizmasında da bir sorun olabiliyor. Bu durumlardan şüpheleniliyorsa gerekli araştırmalar yapılıyor.

 

Çocuğunuza sağlıklı beslenme alışkanlığı kazandırın

 

Sağlıklı beslenme alışkanlığının yerleştirilebilmesi için bebeklik çağından itibaren yapılması gerekenler şöyle sıralanabilir:

 

- Bebekler ilk altı ay sadece anne sütü ile beslenmeli. Altıncı aydan sonra yavaş yavaş ek gıdalara başlanmalı. Sırayla; yoğurt, patates püresi ve yumurta sarısı verilmeli.

 

- Sebzeleri robottan geçirip püre halinde verme süreci uzun tutulmamalı. Eğer bu süreç uzarsa, diş ve çene gelişimi sekteye uğruyor. Bağırsaklar, bütün olarak hazmedebilecekleri yiyecekler püre halinde gelince, gelişemiyor.

 

- Karışımlardan kaçınılmalı. Yumurta, pekmez, bal, peynir, bir karışım olarak verilirse, çocuk hiçbirinin lezzetini bilmediği için ilerleyen dönemde bunları yemeyebiliyor.

 

- Çocuk bir yaşından itibaren sofrada olmalı. Yemeğini kendi yemeye çalışmalı.

 

- “Ben de çocukken bazı yemekleri yerken zorlanıyordum” gibi sözlerle çocukla empati kurmak önemli.

 

- Okul hayatı başlayınca sabah kahvaltıları ihmal edilmemeli.

 

- Akşam yemeği geç saatte yendiği için çocuklar, yatmadan önce almaları gereken meyve öğününü atlıyor. Bunu önlemek için akşam yemeğinin ağırlığı ikindi ve akşam arasında bölünmeli.

 

- Demir içeriği zengin gıdalarla kalsiyum içeriği zengin olan yiyecekler bir arada kullanılmamalı. Etin yanında her zaman süt ya da yoğurt yemek, besinlerden alacağımız vitamin ve mineralleri etkiliyor.

 

- Özellikle iştahsız çocuklarda porsiyon miktarına dikkat edilmeli. Bir kepçe yerine yarım kepçe çorba vermek çocuğun doymasını engellemediği için diğer yemekleri de yemesini sağlıyor.

 

- Eve abur cubur alınmamalı! Anne baba, beslenme alışkanlıkları ile çocuklarına örnek olmalı.

 

Yemek konusunda ısrarcılık çocuğu nasıl etkiliyor?

 

Israrcı olmak çocuğun kusmasına neden olabiliyor. Aşırı ısrar ve yedirme isteği daha sonraki yaşamda, tam tersine çocuğun doyma eşiğiyle ilgili birtakım sorunlara yol açabiliyor. İleri yaşlarda bu çocuklarda aşırı yeme isteği görülebiliyor.

 

Anne babaların davranışları, çocukların iştah dengesini nasıl etkiliyor?

 

Ebeveynler çocukların yemek saatlerinde biraz daha sabırsız ve sinirli olabiliyorlar. Oysa çocuk, o anda sevgi bekliyor. Ebeveynlerin yemek konusundaki hassasiyetlerini anlayan çocuklar, başka konulardaki tepkilerini de  yemek yemeyerek gösterebiliyor. Burada yemek süresini kısıtlamak da önemli. Bazı anneler de gün boyu çocuklarından uzak kaldıkları için yemek saatini oyun saati haline getiriyor. Oysa yemek yarım saat ile sınırlanmalı, kalan zamanda oyun oynanmalı. Yapılan en büyük yanlışlardan biri de televizyon karşısında yemek yemek ya da iştahsız çocuğa oyun oynayarak yemek yedirmeye çalışmak. İkisi de, sonraki yıllarda obeziteye neden olabiliyor. Çünkü çocuk, neyi, ne kadar yediğini bilmiyor. Oysa bir denge geliştirmek için bunu bilmesi gerekiyor.

 

Aileler başka ne tür yanlış davranışlarda bulunuyor?

 

Çocuklar yemeklerini masada yemeli. Bazı anneler tabakla çocuğun arkasında dolaşıyor ki bu çok yanlış. Çocuk, yemek için belirlenen sürede yemeğini yemiyorsa, bir sonraki öğüne kadar başka yiyecek verilmemeli. Ancak genellikle anneler dayanamayıp kek, süt gibi yiyecekler veriyor. Bu nedenle çocuk, sonradan kek yiyeceğini bildiği için bir sonraki öğünde de yine yemek yemek istemiyor. Çocuk yeterli kilo alıyorsa, boyu uzuyorsa, aile, yemek konusunda ısrarcı olmamalı. Bu durumda dışarıdan vitamin takviyesine de gerek yok. Çocukların üç ara, üç ana öğün olarak beslenmeleri önemli ve yeterli. Çocuk az miktarda yese bile, ihtiyacı olan vitamin ve mineralleri karşılayabiliyor.  Sevmediği yemekleri yemeye, bitirmeye zorlanmamalı. Tadına bakmalı ama yemek, karşılıklı eziyete dönüşmemeli.

 

Çok iştahlı  çocuklara nasıl yaklaşılmalı?

 

Çocuklarda genetik kaynaklı şişmanlık eğilimi olabiliyor. Anne ve baba kiloluysa çocuğun da kilolu olma riski artıyor. Yeme davranış biçimindeki yanlışlıklar da çocuğu zaman içerisinde kilo almaya ve çok aşırı yemek yeme isteğine yönlendirebiliyor. Özellikle bu son yıllarda hazır gıdalardaki değişiklikler, hareketsizliğin artması, hazır yiyecek tüketimi, fast food, gazlı, şekerli içeceklerin, kızartmaların, karbonhidrat ve yağ içeren besinlerin tüketilmesi gibi nedenler, birçok çocukta aşırı iştah ve doymama sorununa yol açıyor. Bu çocuklarda kilonun yarattığı metabolik problemler ortaya çıkabiliyor. Diyabete eğilim, kan yağlarındaki yükseklik, hipertansiyon gibi sorunlar da görülebiliyor.

 

Doktor kontrolleri nasıl olmalı?

 

Büyüme çağında yani 1 yaşına kadar ayda bir kez normal büyüme takibi yapılmalı. 1 yaşından itibaren çocuğun üç ayda bir doktor kontrolünde olması gerekiyor. O dönemde büyümede yavaşlama, çocuğun boy ve kilo yüzdesinde bulunması gereken noktanın altında olması halinde, altta yatan bir sorun olabiliyor.

 

Dr. Pınar BERİK KESKİN

Dr. Pınar Berik Keskin