MENÜ
editor . Yazar Hakkında
OKULA BAŞLARKEN
7736

 

1.Sınıfa başlama süreci hem çocuklar hem de anne-babalar için oldukça heyecan vericidir. Çocuğunuz her ne kadar evden (özellikle anneden) ayrılma sürecini deneyimlemiş, bir grubun üyesi olmuş, kurallar ve sorumluluklar hakkında fikir sahibi olmuşsa da ilkokul pek çok yönüyle anaokulundan farklıdır. Bu nedenle çocuğunuz bir önceki yıl sorunsuz bir okul dönemi geçirmiş olsa bile, okulun ilk günleri duygusal açıdan zorlanabileceğini unutmamak gerekir. Peki bu konuda ona nasıl destek olabilirsiniz?

 

İşte önerilerimiz…

 

Çocuğun yaşadığı heyecanla karışık kaygısının temel nedeni bilinmezliğe doğru attığı adımdır. Okula başlamadan önce onu duygusal açıdan hazırlamak, yaşayacakları hakkında bilgi vermek kendisini iyi hissetmesini sağlayacaktır. Okulun işlevini ve neden okula gitmesi gerektiğini anlatabilirsiniz, okulda çok sayıda arkadaş edineceğini ve onu seven öğretmenleri olacağını söyleyebilir, kendi okul anılarınızı anlatabilir,  okula giden çocuklarla ilgili hikayeler okuyabilirsiniz.

Çocuğunuzun okulun ilk günü yaşayabileceği en önemli kaygılardan biri, sürekli okulda kalacağı ve eve dönmeyeceği ile ilgilidir. Öncesinde okula geliş-gidiş saatleri hakkında bilgi vermeniz onu biraz olsun rahatlatacaktır.

Çocuğunuzu öğretmenine teslim ettikten sonra sizin de onu merak ediyor olmanız doğaldır. Ancak, sık sık yanına gidip neler yapıyor diye bakmanız yaşadığınız endişenin çocuğunuza yansımasına neden olur ve ona kaygılanmakta haklı olduğu mesajını verir. Bu tür bir davranış aynı zamanda çocuğunuzun bağımsızlaşma sürecini de olumsuz etkiler.

 

            Servis kullanacaksa, binmeye başladığı günden itibaren tutarlı ve kararlı davranmanız uyum sürecini hızlandıracaktır. Ayrıca sabahları evden sakin, huzurlu ve mutlu ayrılması önemlidir. Bunun için sabahları okula hazırlanış sürecini keyifli hale getirmek, onu öperek uyandırmak, şarkı mırıldanarak hazırlanmasına yardım etmek vb olumlu etki bırakacaktır.

 

            Çocuğunuz sabahları okula gelmeniz konusunda ısrar ediyorsa, ona herkesin sorumlulukları olduğunu hatırlatarak, kendi sorumluluklarınızdan bahsedebilir, onunkinin de okula gitmek olduğunu belirtebilirsiniz. Kullanacağınız ifadelerin kısa ve net olması; ayrıca söz ve davranışlarınızın tutarlı olması çok önemlidir.

 

            Çocuğunuz okuldan eve geldiğinde gününü nasıl geçirdiği ile ilgili sohbet etmeniz onun okul deneyimlerini sizinle paylaşarak rahatlamasını sağladığı gibi okula uyum sürecini de hızlandırır. Bir takvim üzerinde, okulda bulunacağı günleri ve tatil günlerini işaretlemek, okul günlerinde öğretmenleri ve arkadaşları ile yapacağı güzel şeyleri anlatmak da onu rahatlatacaktır.

 

            Normal bir uyum sürecinde dahi, psikolojik nedenlere bağlı olarak; karın ağrısı, mide bulantısı, kusma, yüksek ateş v.b. rahatsızlıklar yaşanabileceği unutulmamalıdır. Böyle bir durumla karşılaştığınızda telaşa kapılmadan tutarlı ve kararlı bir şekilde sorunu çözmeye çalışmanız uygun bir yaklaşım olur.

 

            Çocuğunuz, herhangi bir sağlık şikayeti ile okula gitmek istemiyorsa, öncelikle onu yargılamadan ve eleştirmeden dinlemelisiniz. Eğer rahatsız olmadığından eminseniz, ona, okulda revir olduğu, hastalık durumunda okul doktorunun kendisiyle ilgileneceği, sizin hemen haberdar edilip okula gelebileceğinizi uygun bir dille açıklamalı ve okula gitmesi konusunda onu ikna etmelisiniz. Daha sonra bu olaydan sınıf öğretmeni ve psikolojik danışmanını haberdar etmelisiniz.

 

            Yatış ve kalkış saatlerinin rutine oturtulması da okula uyumun yanı sıra çocuğunuzun verimli öğrenmesine de olumlu etki sağlayacaktır.

 

            Son olarak; unutmayın ki çocuklar yeni şartlara büyüklerden daha kolay ve rahat uyum sağlarlar.

editor .