MENÜ
Psk. Danışman - Selda Mutlu Yazar Hakkında
OTİZM`İ TANIYALIM…
4660


Toplumumuzda yer alan temel sorunlardan bir tanesi özel eğitime ihtiyaç duyan bireylere yönelik programların henüz istenilen düzeyde olmamasıdır. Bu nedenle zaman zaman görsel ya da sosyal medyadan anne babaların çocukları için yaptıkları mücadeleye şahit oluyoruz.

Belki bilmeyerek belki de istemeyerek bizlerden farklı olan kimselere karşı bazen olumsuz tutum ve davranışlarda bulunabiliyoruz. Bunun temelinde ben birçok konuda olduğu gibi bilgisizlikten kaynaklanan bir korkunun yer aldığını düşünüyorum. Bazen kulaktan kulağa aktarılan yanlış bilgiler, bazen de şahit olunan olumsuz olaylar bu korkuyu besliyor. Oysa bizler bilgilendikçe, çevremizle bilgimizi paylaştıkça toplumumuzda kaybolmaya başlayan duyarlılığa katkıda bulunacağımıza inanıyorum. Gün geçtikçe bu alanda yapılan sosyal sorumluluk projeleri ile farkındalık kazandırma çalışmalarının arttığını görmek sevindirici ama önümüzde çok uzun bir yol var.  

Bu bağlamda sizlerle Tohum Otizm Vakfı ve Türkiye Otistiklere Eğitim ve Destek Vakfı`nın internet sitelerinden “Otizm” hakkında derlediğim bilgileri sizlerle paylaşmak istedim. Konu hakkında detaylı bilgi almak isterseniz www.todev.orgvehttp://www.tohumotizm.org.tr/başta olmak üzere internet ortamından bu alanda destek sağlayan vakıflara ve kurumlara ulaşabilirsiniz.

Otizm Nedir?
Otizm yaşamın ilk üç yılı içinde ortaya çıkan ve yaşam boyu devam eden, sosyal etkileşim, sözel ve sözel olmayan iletişimde problemler, tekrarlayıcı davranış ve kısıtlı ilgi alanları ile kendini gösteren, karmaşık gelişimsel bir bozukluktur.Otizm terimi, zaman içinde yerini, otizm spektrum bozuklukları terimine bırakmıştır. Otizm spektrum bozuklukları, yaygın gelişimsel bozukluklarla eşanlamlı olup, ileri düzeyde ve karmaşık bir gelişimsel yetersizlik anlamında kullanılmaktadır. Otizm ise, bu şemsiye altında yer alan kategorilerden yalnızca biridir.

Otizm, günümüzde rastlanan en yaygın nörolojik bozukluktur ve Hastalıkları Kontrol Etme ve Önleme Merkezi (Centers for Disease Control Prevention)'nin 2012 verilerine göre 88'de 1 görülme sıklığı vardır. Bu yaygınlık bilgileri Birleşik Devletler kaynaklı iken, ülkemizde otistik bozukluğun yaygınlığına ilişkin henüz yeterli bilimsel veri bulunmamaktadır. Otistik bozukluğun tüm ırklarda, etnik gruplarda ya da sosyal statüsü farklı gruplarda görülebileceği, ailenin gelir durumu, yaşam biçimi ve eğitim düzeyi ile otistik bozukluk arasında bir bağ olmadığı vurgulanmaktadır. Cinsiyetle ilişkili olarak ortak görüş, erkeklerde kızlardan daha fazla görüldüğüdür.

Otizmin nedeni henüz tam olarak tespit edilememiştir. Fakat otizmin anne babaların çocuklarına yaptıkları kötü şeylerden dolayı ortaya çıkmadığı kesin olarak söylenebilir. Otistik bireylerde beyin hücreleri farklı çalışmaktadır. Hücreler arasında mesaj taşıyan kimyasal ileticilerde eksiklik ya da fazlalık olduğu düşünülmektedir. Bazı genetik hastalıklar otizme yol açar. Genetiğin otizmin nedenleri arasında önemli bir yeri vardır. Kardeş ve ikiz çalışmaları bunu doğrulamaktadır. Otistik bir çocuğun kardeşinde otizm görülme riski genel popülasyona göre 50-100 kat daha fazladır. Tek yumurta ikizlerinde her ikisinin birden otistik olma oranı çift yumurta ikizlerine göre daha fazladır. Bütün bunlar genetiğin etkisini bize gösteriyor fakat sadece genetiğin tek neden olmadığı noktasına da ulaştırıyor. Sadece genetik etkili olsaydı tek yumurta ikizlerinde her iki bebeğinde her zaman otistik olması gerekirdi. Yapılan çalışmalar bir tek gen değil birden çok genin etkileşimi sonucu hastalık yapıcı etki oluştuğunu ortaya koymuştur. Klinik tablodaki davranışsal çeşitlilik çevresel faktörlerinde etkili olduğunu düşündürmektedir. Doğum öncesi, doğum ve doğum sonrası faktörler ile otizm arasında anlamlı bir ilişki saptanmamıştır. Eldeki bulgular genetik olarak otizme yatkınlığı olan çocukların doğum sırasında sorun yaşama riskinin daha fazla olduğunu göstermektedir.

Otizmin Belirtileri
  • Göz kontağı kısıtlıdır ya da yoktur
  • Çevreye ilgisizdirler
  • Adına tepki vermezler
  • Aşırı hareketli ya da hareketsiz olabilirler
  • Bazıları fiziksel temasa (öpülme, sarılma vs.) izin vermez ya da hoşlanmaz
  • Çoğunlukla insanları değil cansız varlıkları tercih ederler
  • Sosyal ve duygusal açıdan kendilerini izole ederler
  • İşaret etmezler, ihtiyaçlarını yetişkinin elini kullanarak ifade ederler
  • Taklit becerisi yoktur ya da sınırlıdır
  • Konuşma birçoğunda gelişmemiştir
  • Konuşma gelişse bile bunu iletişim aracı olarak kullanmazlar
  • Ekolaliktirler, söylenenleri papağan gibi tekrarlarlar
  • Zamirleri ters kullanırlar
  • Uygun olmayan vurgulamalar, kalıp cümlelerle konuşurlar
  • Mekanik ve tek düze ses tonu kullanırlar
  • Uygunsuz gülme ve kıkırdamalar vardır
  • Düzen takıntıları vardır
  • Nesne takıntıları vardır. Objelere gereksiz yere bağlanma… (pipet, şişe, araba… vs)
  • Rutinlerindeki değişikliklere tepkilidirler
  • Tekrarlayan davranışları (stereotipiler) vardır (nesneleri çevirme, elçırpma, kanat çırpma, zıplama, kendi etrafında dönme, parmak ucunda yürüme…)
  • Oyuncaklarla gerektiği gibi oynamazlar (arabaları dizerler,topu çevirirler…)
  • Hayali oyun oynamazlar
  • Sürekli aynı oyunları oynamayı tercih ederler
  • Bazıları çok inatçıdır
  • Bazıları ses, acı, koku, ışık ve dokunuşa aşırı hassastırlar
  • Bazıları soğuk, sıcak, acıya duyarsız olabilir
  • Bazıları tehlikeye karşı duyarsız olabilir
  • Yemek yeme bozuklukları vardır
  • Bazıları kendine, çevresindekilere ve eşyalara zarar verebilir
  • Beklemeye ya da isteklerini ertelemeye pek tahammüllü değillerdir.
 
Otizmin Tedavisi Var Mıdır?
Otizmin bilinen bir tedavisi yoktur. Erken yaşta başlanan, çocuğun yetenekleri ve gereksinimleri dikkate alınarak, bireysel özel eğitim programları hazırlanması ve uzman kişilerce uygulanması, günümüzde bilinen tek “tedavi” yöntemidir. Uygulanacak olan ilaç tedavisi otizme eşlik eden problemlerin sağaltılmasına yöneliktir. Özel eğitim bir ekip çalışmasını gerektirir. Bu ekipte çocuğun kendi doktoru, özel eğitimcisi, konuşma terapisti, çocuk psikiyatrı ve/veya çocuk nörologu mutlaka bulunmalıdır. Ailelerin eğitim sürecine katılmaları ve desteklemeleri çok önemlidir.

Psk. Dan. Selda MUTLU
Psk. Danışman - Selda Mutlu