MENÜ
Psk. Danışman Elvan Kandemir Yazar Hakkında
Zor Bir Çocuğun Annesi Olmak
3259

 

 
Bazı çocuklar doğuştan zordur. Yemesi, uyuması, giyinmesi, soyunması, bir yere gitmesi ve günlük yaşamının her anı, her yeni tecrübesi zordur. Nedenini, niçinini tartışmayacağım. O başlı başına başka bir yazının konusu olabilir. Bu yazıda, sabah gözünü açtığı andan itibaren zor çocuğuyla savaşına başlayan, yemesinden giyinmesine, oyuncağından öfke nöbetine, okulundan oyununa kadar her şeyiyle ilgilenen, gece eğer onu uyutmayı başarabilirse kendisi de belki birkaç saat uyuyabilen o muhteşem anneye yakından bakmak istiyorum.
 
O annenin, “ne yapacağımı şaşırdım, onunla başa çıkamıyorum”, “beni deli ediyor”, “bunalıyorum”, “dayanacak gücüm kalmadı artık” dediğini duyar gibi oluyorum. Zor çocuğun davranışlarının ebeveyn çocuk etkileşimini olumsuz etkilemesi kaçınılmaz. Çocuk ne kadar zorsa, anne o kadar etkilenir. O anne önce tüm iyi niyetiyle çocuğunu anlamaya çalışır. Neye göre huysuzlandığını, hangi durumlarda öfke nöbeti geçirdiğini, ne yaparsa sakinleşeceğini önceden kestirmeye çabalar. Ancak işaretler değişkendir. Bir sonuca varamaz. Giderek onu mutlu edemediği gibi kendisi de mutsuz olur. Mutsuzluğa suçluluk duygusu eşlik eder. Çocuğunun sorununu anlayamayan anne, sorunu kendisinde aramaya başlamıştır. Beceriksiz olan kendisidir. Bir çocuğa bakmayı becerememiştir. Elbette çevreden aldığı tepkiler de bu duyguyu tetikler. Çevrede karışan görüşen her zaman çoktur. Herkes her şeyi bilir. Kocası, annesi, kaynanası, eltisi, görümcesi, komşusu, arkadaşı herkes bilen insan kesilir. Yargılar, ahkam keser. O artık çocuğunu yetiştiremeyen berbat bir annedir.
 
O berbat annenin çilesi bitmez. Bir de kendi utancıyla mücadele etmek durumundadır. Diğer insanların gözünden kendine ve çocuğuna bakar, utanır. Utanç her annenin dış ortamlarda bir çok kez deneyimlediği bir duygudur, ama zor çocuğun annesinde katmerlidir. Çünkü olayın ne zaman, nerede, ne şekilde patlak vereceği hiç belli olmaz. Olay yaşanırken zaten utanan anne, üstüne üstlük yetersizlik de hisseder. Bir çok anne ve çocuğun bir arada olduğu bir etkinlikte, zor çocuğuyla öyle bir sıkıntı yaşayabilir ki, bütün gözler üzerine dikilir. Otomatikman kendini diğer annelerle kıyaslar. Onların ki uyumlu bir şekilde davrandığına göre yetersiz olan kendisidir.
 
 Bir gün öncesinden yorgun, mutsuz ve belki bir o kadar da uykusuz olan anne ertesi güne başlayacak gücü bile bulmaz kendinde, çünkü tükenmiştir. Öfke annenin hayatının ayrılmaz bir parçası olmuştur. Etkisiz bağırma çağırmalar, sürekli bir güç mücadelesi, o mücadeleden çoğu zaman yenik çıkmak zaman içinde annede öfke yaratır. Öfke artık sadece çocuğa değil, kocaya, varsa diğer çocuğa, ana babaya kısacası hayata yöneliktir. Sürekli bastırmaya çalıştığı öfke onu gerer de gerer. Baş ağrısı, asabiyet ve fiziksel şikayetler kendini göstermeye başlar. Ayrıca endişelidir. Hem kendisi hem de çocuğu için. Bu çocuk üç yaşında böyleyse on üçünde ne olacaktır. Yirmi üçü düşünmek bile istemez.
 
Diğer anneler kendi çocuklarının o “zor” çocukla oynamasını istemez. Zaten annenin kendisi de zaman içinde o tür gruplara katılmayı, hatta kapı dışarı çıkmayı istemez. Yani hem tecrit edilir, hem kendini tecrit eder. Yalnızlık hüküm sürmeye başlar. Zaten aşırı yıpranmıştır. Artık günü belirleyen çocuktur. Annenin kendini nasıl hissedeceği, günün iyi mi yoksa kötü mü geçeceği çocuğun kontrolüne geçmiştir.
 
Şimdi sorarım size, bu ahval ve şerait içinde bu anne bunalıma girer mi girmez mi? Klinik düzeyde panik ataklar, anksiyete hatta klinik depresyon bile görülebilir. Bu kadar çelişkili duygular bir bünyede barınabilir mi? Yazık değil mi o anneye? İşte ben onun için bu anneyi, “muhteşem anne” olarak tanımlıyorum. Biyonik güçleri olsa gerek.
 
 Zor çocuk farklıdır, ama emin olun hep zor olarak kalmıyorlar. Onlar da büyüyorlar. Yapılar, mizaçlar farklı oluyor, ama çocuklar büyüdükçe pek çok davranış özellikleri normal sınırlar içine oturuyor. İyi niyetli akrabalara, çevrenizdeki insanların dediklerine tıkayın kulaklarınızı. Zor çocuklar sizin yaptığınız bir hatadan dolayı “zor” değiller. Bu ne sizin, ne de onların suçu. Zor çocuğun annesi olmak zordur, ama siz bunu zaten muhtemelen çoktan anladınız. Anladıysanız kabul edin ve onu ve mizacını daha iyi anlamaya çalışın. Zaman içinde onu idare etmeyi mutlaka öğreneceksiniz. Siz muhteşem anneler önce siz iyi olun. O “zor” çocukların sağlıklı büyüyebilmek için sizlere ihtiyacı var.

Psk. Dan. Elvan KANDEMİR
Psk. Danışman Elvan Kandemir